Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Afrika işbirliği zirvesinin ikinci gününde bir konuşma yaptı.

Gül zirveyi Afrika'nın başarısının insanlığın başarısı olacağı düşüncesinden hareketle düzenlendiğini ifade etti. Afrikalı konukları ağırlamanın bir şeref olduğunu belirten Gül, Afrika'nın gelecekte merkez olacağını söyledi. Türkiye Afrika İşbirliği Zirvesi'nin tarihi öneme sahip olduğunu vurgulayan Gül, zirvenin bir ilk olduğunu da belirtti. "Şimdiye kadar ekseriyetle Asya ve Avrupa'yı birleşmesiyle bilinen İstanbul, bugün bizi Afrika ve Afrikalı dostlarımızla bir araya getirerek üç kıtayı sembolik olarak birleştirmiştir." Şeklinde konuşan Gül, Türkiye'nin Afrika ile ilişkilerinin arzu ettiği gibi şekillendiğinden memnuniyet duyduğunu söyledi. Son yılarda Afrika ile ilşkilerde fevkalade gelişmelerin yaşandığını belirten Gül, "Afrik ülkeleriyle siyasi, askeri, kültürel ve ekonomik ilişkilerimize ivme kazandırmak amacıyla 1998 yılında Afrika'ya açılım eylem planımızı açıkladık." dedi. 2005 yılını da Afrika yılı olarak ilan ettiklerini vurgulayan Gül, Ocak ayında da Türkiye'nin Afrika Birliği'nin sretijik ortağı ilan edildiğini söyledi.
Türkiye ile Afrika arasında özellikle tarım, sağlık, eğitim ve KOBİ'ler gibi alanlarda yardımlaşmaya önem verdiklerini belirten Gül, "İmkanlarımız ölçüsünde, deneyimlerimizi ve teknolojimizi Afrika ülkeleriyle paylaşmaya hazırız" dedi. Küresel tehditler ve risklerin artık sınır tanımadığına vurgu yapan Gül şunları söyledi:
"Artık kimsenin 'ben sadece kendi bölgemde yaşıyorum demeye hakkı yoktur'. Daha önce de çeşitli vesilelerle ifade edildiği gibi, Türkiye olarak Afrika'nın yazgısını, uluslararası toplumun ortak kaderi olarak görüyoruz. Kimsenin orta ve uzun vadede, Afrika kıtasının karşı karşıya kaldığı sorunlara kayıtsız kalması mümkün değildir. Tüm uluslararası toplumun Afrika'nın sorunlarına daha fazla ilgi göstermersi gerekmektedir. Afrika Kıtası'nın sorunları hepimizin sorunlarıdır. Afrika Kıtası'nın acıları hepimizin acılarıdır. Afrika ülkelerinin ve halklarının başarısı ve mutluluğu, kendi başarımız ve mutluluğumuz olacaktır"
Bu ilişkilerin zirveyle taçlandırıldığını anlatan Gül, ikili ilişkilerin geldiği noktayı örneklerle açıkladı:
-Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle toplam ticaret hacmi son on yılda yaklaşık altı kat artmıştır.
-Türk şirketleri Afrika ülkelerinde her yıl daha fazla yatırım yapmaktadır.
-Barış ve Güğvenlik alanında Afrika'da yürütülen BM operasyonlarına ülkemiz tarafından mali destek ve personel katkısı verilmektedir.
-Afrik ülkelerine yaptığımız kalkınma ve insani yardımlar ile Afrikalı öğrencilere tahsis edilen yüksek öğrenim burslarının sayısı artmıştır.
-Salık alanında Afrika'ya çeşitli yardımlr ypılıyor.
-Türk kamupyunun Afrika'ya olan ilgisi giderek artıyor.
-Afrika ülkelerinin de Türkiye'ye olan ilgisi her gçen güm artıyor.
-Her yıl daha fazlka Afrika ülkesi vatandaşı Türkiye'yi ziyaret ediyor.
Çok Yorumlananlar