Arama             

Çok Okunanlar

İzciler 90 bin şehidi yine unutmadı

1914 yılındaki Sarıkamış harekâtı sırasında Allahuekber dağlarında donarak şehit olan on binlerce askeri bu yıl izcilerimiz yine unutmadı.

Donarak şehit olmak - 02 / 01 / 2008 09:41


Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından düzenlenen Allahuekber dağları şehitleri için, Erzurum’dan başlayan Allahuekber dağlarında biten bir kamp düzenledi.

Kampın düzenlenmesi ve organizasyonunu Erzurum İl Temsilciliği yaptı.

93 yıl önce dedelerimizin canlarını verdiği o soğuk kış şartlarında, aynen şehit olan askerlerin şartlarında yapıldı.

Önce Şenkaya ilçesi Kaymakamlığı ziyaret edildi. Daha sonra Şenkaya İlçesi Gaziler köyü İlköğretim Okulu’na yerleşildi.

izcilerimize tahsis edilen okulda sınıfların sıra düzeni değiştirildi. Gecelemeler için yerlere matlar yayıldı, mutfak kuruldu.
Cuma akşamı Şenkaya Kaymakamı ve Jandarma komutanı, İlçe Milli Eğitim Müdürü izcilerimizi ziyarete geldiler.
Sarıkamış harekâtı ile ilgili hazırlanan sunum izlendi. 93 Harbinin 93. senesinde izcilerimiz öncelikle ne için burada olduklarını öğrendiler.
Cumartesi günü İzcilerimiz ikiye ayrıldı. 127 izci ve lider, köy halkından katılımcılar, öğretmenler, ambulans, Kaymakam bey askerler ile beraber Bardız Yayla şehitliğine yürüdüler.

Şehitlikte İstiklal Marşımızın okunmasından sonra Köy İmamı tarafından yapılan duaya iştirak edildi. Anma merasiminden sonra kafile geceyi geçirmek üzere yeniden Gaziler köyündeki İlköğretim okuluna döndüler. İlköğretim okulunda kendilerini çağ kebabı sürprizi bekliyordu.
İzcilerimiz Köyün tarihi kalesi camii gibi önemli yerlerini inceledi, zaman zaman köy evlerine misafir oldu.
Bu kafile geceyi yine aynı ilköğretim okulunda geçirdi.

Diğer kafilemiz 33 Lider ve izci ile koruma görevini üstlenen askerlerimizden oluşuyordu.

Minibüsler ile Kaynak köyüne ulaşıldı. Kaynak köyünden sonra Allahuekber dağlarına tırmanış başladı.

Güzergah Enver paşa komutasındaki 9. kolordunun yürümüş olduğu yol idi.

Zorlu bir tırmanış, kar ve soğuğa rağmen Kaynak yayla köyünde bitti.

Kaynak yayla ilköğretim okulunun boş sınıfına malzemeler bırakıldıktan sonra ekipler köy içinde incelemelerde bulundu. Köy halkından dedeleri, nineleri tarafından anlatılan yaşanmış olaylar dinlendi.

Isı bu köyde eksi yirmi derece civarındaydı. Kalınan köy okulunun hemen arkası yüzlerce şehidimizin bir arada yattığı şehitlikti. Sıfırın altında bina içinde suların dolduğu bir salonda, sobasız yatan liderlerimiz ve izcilerimiz aslında şehitlerimizle yan yana yatıyorlardı.
Herkes sabaha kadar eminim ki titredi. Ciddi soğuk vardı. Eksi 45 derecelik tulum içinde üşündüğüne göre varın soğuğu siz tahayyül edin.
Sabah üşüdüğünü söyleyen kimse çıkmadı. Hiç kimse şikâyette bulunmadı. Şehitlerimizle ve orada bulunma amacı ile bir arada düşünüldüğünde ses çıkmama nedeni anlaşılıyordu.
Ertesi sabah yürüyüş ile yine Kamp alanına dönüldü. Kısa bir törenden sonra kamp alanından şu temenniler ile ayrılındı.
Gelişiniz Güle güle oldu, Gidişiniz de güle güle olsun, Yeniden güle güle geliniz.
Faaliyet sonrası Allahuekber de yatan şehitlerimiz için yeni planlar hemen yapılmaya başlandı.
Gelecek yıl Erzurum’da düzenlenecek bir panel ile faaliyet başlayacak. Bilgi ve duygu yüklü bir gecenin Erzurum’da geçirilmesinin ardından sabah kamp alanına hareket edilecek.
Köy ilköğretim okulunda kalacak izcilerimiz için her hangi bir şart aranmayacak ancak dağlara yürüyecek ekibe katılım için kış kampçılığı kursu veya kış kampı görme şartları aranacak. Bununla beraber Köylerde kalma süresi bir günden iki güne, sayı sınırı da 150 den çok daha yukarılara yükseltiliyor.
Eğer Allahuekber dağlarının soğuğunu içinize çekmediyseniz Allahuekber şehitlerini anmak ve anlamanız da mümkün değildir. Türkiye İzcilik Federasyonu Dedesini bilen, onları seven, anlayan izcileri ile iftihar etmektedir.
Erzurum Valiliğine
Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne
Şenkaya Kaymakamlığı ve Jandarma Komutanlığına
Erzurum İzcilerine
Katılan bütün izcilerime teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum.
Faaliyete 9 İlden 160 İzcimiz katılmış, tırmanışa 33 izci ve liderimiz iştirak etmiştir.
Erzurum Valimiz, Gençlik ve Spor İl müdürümüz de ziyaret edilmiştir.






















































































 



 





SARIKAMIŞ HAREKÂTI (22 ARALIK 1914-15 OCAK 1915) 
 
 
Osmanlı Devleti, Almanya ile yapılan anlaşmanın ardından Birinci Dünya Savaşı’na girmek zorunda kalmıştır. Ancak Balkan Savaşı’ndan yeni çıkmış olması ve yeterli hazırlıkları yapma imkânı ve zamanı olmadığından dolayı savaşın ilerleyen dönemlerinde büyük olumsuzluklarla karşı karşıya kalmıştır.

 
 

       Osmanlı donanmasına bağlı Yavuz ve Midilli gemilerinin Sivastopol’u bombardımanının ardından 1 Kasım 1914 günü Rus Ordusu hududu geçerek baskın tarzında taarruza başlamıştır. Erzurum genel istikametinde ilerleyen Rus Kuvvetleri, 7-12 Kasımda Köprüköy ve 17-20 Kasımda cereyan eden Azap muharebelerini kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Savaşın ilk aylarında meydana gelen bu durum, Ordunun subay ve erleri üzerinde olumlu bir etki yaratmıştır. Ancak ağır zayiat veren 3’üncü Türk Ordusu, geri çekilen düşmanı takip edememiş; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacıyla 8-10 km kadar geri çekilmiştir.

 

      Avrupa’da savaşın mevzi harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturyalıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa, müttefiklerin Avrupa’daki yükünü hafifletmek için ”Alman Başkomutanlığının da etkisiyle” Doğu Cephesi’nde Rusların imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar vermiştir.

 
 
     

Enver Paşa, icra edilecek bir taarruzla 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Doğu Anadolu’da kaybedilen toprakların (Kars, Batum, Artvin ve Ardahan) geri alınmasını ve müteakiben harekâtın Kafkasya’ya aktarılmasını mümkün görüyordu.


Tümgeneral Hasan İzzet Paşa        Enver Paşa, bu amaçla 14 Aralık 1914’te İstanbul’dan Köprüköy’e gelmiştir. Taarruzun bahara bırakılmasını öneren 3’üncü Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’yı görevinden alarak 3’üncü Ordu Komutanlığını kendi üzerine almıştır.

      Bu harekâtı icra edecek 3’üncü Ordu; 9, 10 ,11’inci Kolordular ve 2’nci Süvari Tümeninden oluşuyordu. Cephedeki Rus mevcudu 100.000, 3’üncü Ordunun mevcudu ise 120.000 idi. Türk ordusu sayıca fazla olmasına rağmen Ruslar, ağır silah, topçu ve donatım bakımından kesin bir üstünlüğe sahiptiler.

      22 Aralık 1914 - 15 Ocak 1915 tarihleri arasında cereyan eden Sarıkamış Muharebeleri’nde Türk Ordusunun uyguladığı plan, bir kolorduyla düşmanın cepheden tespitini, iki kolorduyla kuzey kanadından kuşatılarak düşman cephesinin 30-35 km kadar gerisindeki Sarıkamış’ın ele geçirilmesiyle büyük düşman kuvvetlerinin imhasını öngörüyordu.
 
 
Doğu Cephesinde Bir Tabur Karargahı 

 
Enver Paşa 3’üncü Ordu Birliklerini Teftişte
 

     Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât çok riskli idi. Özellikle 10’uncu Kolordu birlikleri, Allahuekber Dağları’nı aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar gerekse mevcut silahlar yönünden çok zayiat vermiştir. Nitekim Türk kuvvetlerinin büyük bir kısmı soğuktan donarak ölmüştür. Sarıkamış’a girebilen 300 kişilik bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atılmıştır. Bu başarısızlık karşısında Enver Paşa, 10 Ocak 1915’te 3’üncü Ordu komutanlığını Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa’ya devrederek İstanbul’a dönmüştür.


 
Doğu Cephesinde Makineli Tüfek Birliği
 

Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa
 

      Bu muharebelerde Rusların zayiatı 30.000, Türklerin zayiatı ise 60.000 kadardır. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. Bu muharebeler sonucunda Doğu Anadolu, Rusların işgaline maruz kalmıştır.

Doğu Cephesinde Bir Kızakçı Müfrezesi Karlar Üzerinde

Doğu Cephesinde Kızakçı Bir Keşif Kolu

Allahuekber Dağı Zirvesi

 
Rusların Topladıkları Donarak Şehit Olan Türk Askeri


 Donarak Şehit Olan Türk Askerleri
 

 
      Bilahare 3’üncü Türk Ordusu, taarruzdan önce işgal etmiş olduğu Azap mevziine (Tutak-Narman hattı) çekilmiştir. Takviye kuvvetler alarak Rus taarruzlarını bu hatta karşılamaya hazırlanmıştır.

     Sarıkamış Harekâtı ile ilgili haberler, ancak sonradan kamuoyu gündemine geldiğinden burada olup bitenler çok sonraları açıklığa kavuşturulmuştur.

      Sarıkamış Kuşatma Harekâtı; düşman kuvvetlerinin arkasına düşmeyi hedef alan başarılı bir plandı. Ancak stratejinin faktörlerinden zaman ve iklim şartları iyi değerlendirilemediği için bu sonuç kaçınılmaz olmuştur. 
 
Hilal-i Ahmer Görevlilerinin Karlar Üzerinden Topladığı Şehitler 

      Sarıkamış, Türk harp tarihinin en acı muharebelerine sahne olmuştur. Türk Ordusu, ağır koşullar altında yapılan bir muharebede kahramanca savaşmıştır. Türk Ordusunun kayıplarındaki asıl etkenler, çetin arazi ve şiddetli kış şartları ile teçhizat eksikliği ve ikmal yetersizliğidir. Çok ağır koşullar altında kahramanca savaşan Türk askeri, muharebenin sonuna kadar direnmiş, vatanını korumak ve başarıya ulaşmak için sonsuz gayret göstermiştir. Sarıkamış Harekâtı, Türk milletinin vatanı ve kutsal varlıkları uğruna neler yapabileceğinin bir delilidir.


Sarıkamış Şehitler Anıtı

Bülent bay 
haberden.com

   
Piyasalar
Döviz
Alış
Satış
Dolar :
1.1844
1.1901
Euro :
1.7456
1.7360
Video Galeri
İzleme : 753
Gazeteler