Arama             
Arama motorlarina kayit, sunucu barindirma, co location, co-location, kiralik sunucu, sunucu kiralama

IMF haberleri geri çekti

Bernanke ve diğer FED yetkililerinden gelen karamsar açıklamalar ve üstüne Japonya'dan gelen beklentilerin oldukça altındaki ihracat rakamları sabah saatlerinde paritede panik yükselişlere neden oldu

Merkez kuru ateşledi - 20 / 11 / 2008 14:03

Markum.net

Dün merkez bankasının aldığı yarım puanlık faiz indirim kararı ise bu koşullarda piyasanın nabzını düşürebilecek bir hamle olmadı. Merkez bankasının faiz indiriminin de etkisi ile sabah saatlerinde dolar bir ara 1,75 seviyelerine kadar yükseldi fakat sonradan IMF ile ilgili gelen olumlu haberler kuru 1,72 seviyesine geri çekti. Ardından Merkez Bankası'nın döviz deposunda yaptığı iki önemli değişiklik ile piyasaya müdahalesi kuru tekrar 1,70 YTL'nin altına çekti. Dolar şu sıralar 1,6970 YTL'den işlem görüyor.

 

"ARKADAŞLAR ORADA KALDI"

AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), dün Başbakan Erdoğan başkanlığında toplandı. MYK’da hem ekonomik krize karşı önlemler, hem de yerel seçim çalışmaları değerlendirildi. Edinilen bilgiye göre Erdoğan, ABD’de yapılan G-20 toplantısıyla ilgili MYK üyelerini bilgilendirdi. MYK üyeleri de ekonomik krizin Türkiye’ye yansımalarıyla ilgili endişelerini dile getirdi. Erdoğan’ın IMF ile yapılan görüşmelere ilişkin bilgi verdiği ve “Orada arkadaşlarımız kaldı. Görüşmeler sürüyor, şartlar oluşmak üzere. Arada fazla pürüz kalmadı, her an anlaşma sağlanabilir” dediği öğrenildi. MYK üyelerinin IMF’den Türkiye’ye ne kadar para geleceğini sormaları üzerine ise Erdoğan, “20-40 milyar dolar olabilir” dediği ifade edildi.

 

‘Mesele ülke çıkarları’
Dün akşam Yabancı Sermaye Derneği’nin (YASED) resepsiyonuna katılan Erdoğan burada da IMF ile ilgili sıcak mesajlar verdi.
Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: “Bir taraftan döviz kredisine ihtiyaç var denilirken diğer taraftan IMF ile şöyle yapmayın, böyle yapmayın gibi yaklaşımlar da var. Hep şunu söyledim; ‘Karşıklı çıkar hesabına dayalı olarak oturur-konuşuruz, anlaşırsak IMF ile imzayı atarız.’ Bütün mesele ülkenin çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır. Biz IMF ile ortak bir ülkeyiz. Karşı çıkanlar, IMF’nin ne iş gördüğünü de bilmiyorlar gibi geliyor bana. IMF, bir akreditasyon kuruluşudur. Yani o sizi akredite ederse sizin dünya piyasalarındaki konumuz da, yeriniz de çok daha farklı bir hale gelir. Eğer, böyle bir durum söz konusu değilse o zaman kusura bakmayın; kimseyi kolay kolay buraya da çekemezsiniz. Yani küresel sermaye o zaman Türkiye’nin semtine uğramaz. Niye, akredite edilen bir ülke değilsiniz de onun için.”
Erdoğan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nu (BDDK) verdiği kredileri geri çağıranlara karşı ‘harekete geçmeye’ çağırarak, “İnanıyorum ki, bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da bunu yakın takibe alacak ve değerlendirmesini yapacaktır” dedi. Erdoğan YASED resepsiyonunda özetle şunları söyledi:
BDDK harekete geçmeli: Küresel mali krizin Türkiye’ye muhtemel etkilerini değerlendirmek ve sınırlandırmak üzere farklı kesimlerle, sosyal taraflarla toplantılara yapıyoruz. Bu süreci hep beraber değerlendirmek ve hep beraber ortak bir hareket stratejisiyle yol almak durumundayız. Hükümetten, gizli reçete beklemek ya da süreci tribünden izlemek doğru olmaz. Finans sektöründe geçen yıl kriz yok ama geçen yılın karı 11.7 milyar dolar; bu yıl kriz var 11 milyar dolar finans sektörünün kârı var. Finans sektörü niçin kredi çağırmaya başladı? Ne için faiz oranlarıyla oynamaya başladılar? Peki bu adil mi? Bu dürüstlük mü? Bu uluslararası krizi kendisi için ranta, fırsata dönüştürmek değil mi? Ben de diyorum ki, elinde bir imkân varsa bunu değerlendir. Kim için için, halk için, KOBİ ve girişimciler için... İnanıyorum ki, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da bunu yakın takibe alacak ve değerlendirmesini yapacaktır. Çünkü BDDK bunun için vardır. Ülkemizi kalkındıracaksak hep beraber kalkındıracağız. Sen finans kuruluşusun, senden kredi alanlar olduğu sürücü varsın. Senin reel sektörüe ihtiyacın var, reel sektörün de sana. Etle tırnak gibisiniz. Yani kalkıp da reel sektörü yok farz edemezsin. O da seni yok farz etmez. Ama sen görüyorsun ki o kıvranıyor, kıvranırken bir tekme de sen atıyorsun. Yok böyle bir şey... Bunlara müsaade edemeyiz, etmemeliyiz. Bu rakamlar bile finans sektörümüzün ne kadar güçlü bir yapıya ulaştığını göstermektedir.
Kim fırsata dönüştürecek: Krizi fırsata dönüştürmek derken kastettiğimiz önemli noktalardan bir tanesi şudur; ülke mi krizi fırsata dönüştürecek, yoksa bazı kurumlar bu tür fırsatları mı krize dönüştürecek? 2 trilyona yaklaşan uluslararası doğrudan yatırımların bu yeni süreçte Türkiye’ye yönelmesi için açıkçası çok daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor.
Yeşil-kırmızı sermaye: Dünyada 2 trilyon dolara yakın bir uluslararası bir sermaye bulunuyor. Bu sermaya sığınacak güvenli limanlar arıyor. Her ülke kolaylıklar getiriyor ama biz de bakıyorsunuz “bu yerlidir, bu yabancıdır”, “bu dost, bu düşman”, “bu yeşil, bu kırmızı” yorumları hala yapılıyor. Milliyetçilik, ayrım yapmak, dışlamak, karşı çıkmak değildir. Milliyetçilik, istihdam oluşturmak, yatırım yapmaktır.

 

MERKEZİN SÜRPRİZ FAİZ KARARI KURU 1.72'YE FIRLATTI

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, sürpriz şekilde, gecelik borçlanma faizini yüzde 16.75'ten yüzde 16.25'e,çekti kur 1.72'ye fırladı.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, sürpriz şekilde, gecelik borçlanma faizini yüzde 16.75'ten yüzde 16.25'e, borç verme faizini ise yüzde 19.75'ten yüzde 18.75'e düşürdüğünü açıkladı.TCMB'nin mali piyasalarca beklenmeyen bu hareketi elektronik işlemlerde USDTRY kurunun 1.6950'den 1.7200'ye yükselmesine yol açtı.

Reuters anketine katılan ekonomistler, gecelik borçlanma faizinin yüzde 16.75 olarak kalmasını, borç verme faizinin ise yüzde 19.25'e düşürülmesini bekliyorlardı.

PPK açıklamasında, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleştiğine işaret ettiği vurgulanarak, şöyle denildi:

"Uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların iç ve dış talebi uzunca bir müddet sınırlamaya devam edeceği ve bu nedenle döviz kurlarında gözlenen hareketlerin enflasyona olan etkisinin sınırlı kalacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca, petrol ve diğer emtia fiyatlarında gözlenen sert düşüşler enflasyonu olumlu etkileyecektir. Bu çerçevede, enflasyondaki düşüşün önceki tahminlere göre daha hızlı olacağını öngören Kurul, borçlanma faizlerinin 50 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Buna ek olarak, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek potansiyel oynaklığı azaltmak amacıyla borç alma ve borç verme faizleri arasındaki fark 50 baz puan daha daraltılmıştır.

"Kurul, mevcut konjonktürde finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının etkin biçimde çalışmasının önemine dikkat çekmiş ve bu doğrultuda döviz likiditesi ile ilgili ek önlemlerin devreye sokulması konusunda mutabık kalmıştır. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama temel amacı ile çelişmemek kaydıyla, uluslararası piyasalardaki sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. Bundan sonraki politika kararları büyük ölçüde küresel piyasalardaki gelişmelere ve bunların yurt içine yansımalarına göre şekillenecektir."

 

BANKACILIKTA İŞTEN ÇIKARMA

Piyasalardaki son durumu AA muhabirine değerlendiren Turkish Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, Merkez Bankasının faiz indiriminin normal bir gelişme olarak nitelendirilebileceğini belirterek, bu gelişmenin dövize talep getirdiğini söyledi.

Türkiye’de dalgalı kur sistemi uygulandığını hatırlatan Uskuay, ani yükleşişlerin ve düşüşlerin yaşanabileceğini kaydetti.

Denge noktanın, Türkiye’nin ödemeler dengesinde yaşanan iyileşmelerde bulunabileceğini ifade eden Uskuay, ithalatın düşerken, ihracatın artacağını, dış ticaret açığının da azalabileceğini söyledi.

Uskuay, kriz sürecinde bugüne kadar Türkiye’de mali sektörünün güçlü oluşunun vurgulandığını anımsatarak, reel sektörde yaşanan krizin mali sektörü etkilemeye başlamasıyla endişelerin arttığını özellikle Türk bankacılık sektöründe işten çıkarmaların başladığı yönünde haberlerin de piyasanın keyfini bozduğunu kaydetti.

 

DÖVİZ DEPOLARINDA VADELER 1 AYA UZATILIYOR
Merkez Bankası, yarından itibaren döviz depo piyasasında vadeleri 1 haftadan 1 aya yükseltti. Söz konusu piyasada yüzde 10 olarak uygulanan borç verme faiz oranlarını dolar için yüzde 7’ye, avro için yüzde 9’a düşürdü.
Merkez Bankasından yapılan açıklamada, "son dönemde küresel ekonomide yaşanan global likidite akışına ilişkin sorunların Türkiye piyasalarına etkilerini azaltmak ve söz konusu piyasaların işleyişini düzenli hale getirmek" amacıyla Merkez Bankasınca çeşitli önlemler alındığı belirtildi.
Açıklamada, bu doğrultuda 9 Ekim 2008 tarihinden itibaren Merkez Bankası nezdindeki Döviz Depo Piyasasında aracılık faaliyetlerine yeniden başlandığı, 24 Ekim tarihinde ise bankaların bu piyasada işlem yapma limitleri toplamda 10,8 milyar dolara yükseltildiği hatırlatıldı.
Açıklamada şöyle denildi:
"Bu önlemlere ilave olarak, bankalararası döviz piyasasında döviz likiditesi akışkanlığının artırılmasını sağlayarak finansal sistemdeki akışkanlığı ve kredi piyasalarının etkin çalışmasını desteklemek üzere, 21 Kasım 2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, bankaların, Döviz ve Efektif Piyasaları - Döviz Depo Piyasasında kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde dolar ve avro cinsinden Merkez Bankasından alabilecekleri döviz depolarının vadesinin 1 haftadan 1 aya yükseltilmesine, Söz konusu piyasada yüzde 10 olarak belirlenmiş borç verme faiz oranlarının ABD doları için yüzde 7;ye ve euro için yüzde 9;a düşürülmesine karar verilmiştir."
Açıklamada, önümüzdeki dönemde döviz piyasasına ilişkin gelişmelerin yakından takip edileceği ve daha önce Merkez Bankası tarafından açıklanmış olan diğer önlemlerin de gerektiğinde uygulamaya konulabileceği kaydedildi.

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır

Markum.net
Piyasalar
Döviz
Alış
Satış
Dolar :
1.5253
1.5327
Euro :
2.0927
2.0812
Video Galeri
İzleme : 716
Gazeteler
Yazarlar
Fehmi KORU /Fehmi KORU
Yeni Şafak
Taha KIVANÇ /Taha KIVANÇ
Yeni Şafak
AHMET KEKEÇ /AHMET KEKEÇ
STAR GAZETESİ
ERGUN BABAHAN /ERGUN BABAHAN
SABAH