Güzel ülkemin güzel insanları, yaklaşık 30 saattir Muhsin Yazıcıoğlu ‘nun kurtulması için dua ediyorsunuz gözyaşı döküyorsunuz, Allah göstermesin cenaze haberleri geldiğinde…
Güzel ülkemin güzel insanları, yaklaşık 30 saattir Muhsin Yazıcıoğlu ‘nun kurtulması için dua ediyorsunuz gözyaşı döküyorsunuz, Allah göstermesin cenaze haberleri geldiğinde…
Türk televizyonlarında Yazıcıoğlu ’nun Mamak zindanlarında yazdığı “üşüyorum” şiirine ait, at üzerinde, deniz kenarındaki görüntüleri eşliğinde hazırlanan klipleri gözyaşları içinde izleyeceksiniz, ve tamamına yakınınız onun doğru dürüst vatansever kişiliğine şahitlik edecek.
İnsanın burada durup düşünesi ve kendi kendine sorası geliyor.
Pekâlâ, neden sağlığında Muhsin beye destek verilmedi,
Neden Alparslan Türkeş’in vefatı sonrası Milliyetçi kesim Muhsin beye yeterince destek olmadı,
Neden 1999 18 Nisan seçimlerinde Devlet Bahçelinin Milliyetçi Hareket Partisine yüzde 18 oy vererek ülkeyi krizlere götüren hükümetin payandası oldu,
Neden Alparslan Türkeş sonrası Milliyetçi kesim Bahçeliden daha çok alternatif olması gereken Muhsin beye destek vermedi.
Küresel emperyalizme ve efendilerine hizmet etmeyen halkına ve hakka hizmet eden ve daima dik duran bu insanları niçin her defasında başarısızlığa mahkûm ediyoruz.
Niçin bu ülkeyi gerçekten yürekten seven insanlara kıymet vermeyip de, bütün ideallerinden vazgeçen, tek güç olarak tanıdığı Siyonizme ve batı emperyalizmine hizmet eden liderlere destek veriyoruz.
Bu toprakları seven insanlar ömrünün sonuna kadar dünyevi başarısızlığa mahkum mu olmalı, şaibeli kazalarla hayata veda mı etmeli, ömrünün son demlerinde bile tek derdi milletinin geleceği olan liderler ille de alaya mı alınmalı, hâlâ koltuk hırsıyla mı suçlanmalı.
Bütün bunları niçin anlatıyorum, evet 30 saattir çevremdeki insanları, Yazıcıoğlu hakkında yazılanları çizilenleri gözlemliyorum.
Ve gerçekten üzülüyorum, ülkem için üzülüyorum, çocuğuna oyuncak alamazken başbakanın verdiği oyuncağa sevinen işsiz babalara üzülüyorum.
Gecenin üçünde yolda rastlayıp arabama almak zorunda kaldığım, açık işkembeciden ekmek almak için yağmur altında buz gibi havada dakikalarca yürüyen anne ile kızı için üzülüyorum.
Milli geliri 10 bin dolar olarak hesaplanmasına rağmen, hayalleri bile yasaklanan, şu hayatta tek hayali ölmemek için karın tokluğuna iş bulmak olan, onu da bulamayan, sevdiği kızla evlenemeyen yağız delikanlılarımız için üzülüyorum.
Bir lokma bir hırkaya kuru soğana razı olup yuva kurmak isteyen, erkeğinin kadını yavrusunun annesi olmak isteyen Anadolu yüzlü güzel kızlarımıza üzülüyorum.
Pekâlâ, ne yapmalıyız?
Günlerdir komşumuz İran’da haziran ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düşünüyorum, karşıma güçlü iki aday çıkıyor, biri ülkeyi dört yıldır yöneten Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad, diğeri ülkeyi daha önce yönetmiş Muhammet Hatemi.
Bu iki adaya bakıyorum, ikiside milli ikiside yerli,işbaşına hangisi gelirse gelsin ülkenin milli politikasında temel değişiklikler olmayacak.
Ne anlatmaya çalışıyorum, onaylarsınız onaylamazsınız orası ayrı konu, ne zamanki siyasetimizde İran gibi alternatiflerimizi de millileştirebilirsek çıtayı yükseltmişizdir diye düşünüyorum. Saadet Partisi genel başkanı Numan Kurtulmuş ’u,Yüce Allahın bize bağışlayacağını umduğum ve dua ettiğim BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve bu liderlere benzer isimleri ,ülkeyi 7 yıldır yöneten kökü ve zihniyeti bu topraklarda olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın alternatifi haline getirebilirsek sınıf atlamışızdır diyorum.
Hasılı AK Partinin alternatifi CHP değil Saadet Partisi olmalı,Saadet Partisinin alternatifi BBP olmalı bu millet bu seviyeyi hak ediyor.
Sonuç olarak ne olur artık kıymet bilelim, bu toprakların değerleriyle kavgalı, milletini tanımayan tarihiyle alay eden mukaddesatına savaş açan yandaşlarına, küresel efendilerine hizmetten başka bir ideali olmayanlara prim vermeyelim. Ekonomimizi millileştirelim, siyasetimizi yerlileştirelim, bu toprakları gerçekten seven insanları hayırda yarıştıralım.
Çok Yorumlananlar